Amigdalanın fonksiyonu
Amigdala nedir ?
Amigdala beynimizin her iki bölümünde de "temporal lob" ların derinlerinde bulunan badem şeklindeki iki küçük yapıdan oluşmaktadır. Şekil olarak bademe benzediği için, Yunanca badem anlamına gelen amigdala ismi verilmiştir. Amigdala, küçük olması ile beraber aslında hayatımızdaki işlevi oldukça büyüktür. Öyle ki amigdalanın fonksiyonunu kaybettiği durumlarda yaşadığımız olayların herhangi bir duygusal anlamı kalmaz.

Amigdala özellikle korku olmak üzere mutluluk, şaşkınlık ve öfke gibi temel duygular; hayatta kalma ile ilgili dürtülerimizin ve duygusal hafızamızın kontrolünden sorumludur. Duygusal olarak etrafımızdaki birçok şeyi tanımamıza yardımcı olmak amigdalanın görevlerindendir.Dolayısı ile duygular kaynağını beynin derinliklerinde bulunan amigdaladan almaktadır.

Amigdalasında hasar bulunan kişiler bu duygulardan yoksun olmaktadırlar. Otizm, anksiyete, fobiler, depresyon ve travma sonrası stres bozuklukları gibi pek çok rahatsızlığın amigdala hasarı ile ilgili olduğuna dair bilimsel araştırmalar bulunmaktadır. Olması gerekenden daha büyük bir amigdalaya sahip olan, bipolar bozukluğu bulunan insanların da korkuyu normal insanlardan daha fazla hissettikleri düşünülmektedir. Ayrıca bir çok önemli psikopat davranışın kaynağının amigdalada meydana gelen hasar nedeni ile olduğunu gösteren araştırmalarda bulunmaktadır.

Örneğin; 2007 yılında bir grup Fransız bilim adamı, amigdalanın direk olarak uyarılması sonucunda duygusal tepkiler verdiğini, ancak bunun beynin hangi yarım küresinin uyarıldığına bağlı olarak da farklılık gösterdiğini iddia ettiler. Yapılan bu araştırma bulgularında sağ yarım küredeki amigdalanın uyarılması daha çok korku ve üzüntü gibi sakınılan tepkilere neden olur iken; bunun tam tersi sol yarım küre uyarıldığında ise mutluluk gibi olumlu, ya da endişe ve mutsuzluk gibi olumsuz duygular açığa çıkmıştır.

Amigdala nedir
Amigdala nasıl çalışır ?

Amigdala nasıl çalışır

Duygusal ve ruhsal durumumuzun düzenleyicisi olan amigdalanın en önemli işlevi şüphesiz bizi tehlikelerden korumak ve aynı zamanda hayatta kalmamızı sağlamaktır.

Amigdala beklenmeyen bir olay ile karşılaştığında olabilecek her durumu, her algıyı sorgular. Bu sorgulamayı en basit hali ile örneğin; Bu benim nefret ettiğim bir şey mi? Benim korktuğum bir şey mi? Bana zarar verir mi? şeklinde yapar. Bu soruların cevabı eğer evet ise, amigdala tıpkı bir sinirsel alarm gibi anında tepki verir. Hemen bir kriz durumu var mesajını beynin geri kalan kısımlarına gönderir.

Korktuğunuzda sizi korkutanın ne olduğunu ancak tüyleriniz diken diken olduktan sonra anlayabildiğinizi fark ettiniz mi hiç? Bunun nedeni amigdalanın tüm bu sorgulamaları tehlike uyarısı daha bilincinizi oluşturan beyin bölgelerine ulaşmadan halledebilecek kadar hızlı yapabilmesidir.

Amigdala bunu bilimsel araştırmalara göre kısa yol ve uzun yol olmak üzere iki farklı yoldan yapar.Tüm duyusal bilgi beyinde önce "talamus" adı verilen merkeze uğrar ve buradan doğrudan amigdalaya ulaşır. Buna kısa yol denir.

Uzun yolda ise duyusal bilgi talamustan çıkarak ilk önce korteksteki görsel, işitsel ve prefrontal merkezlere uğrayıp daha sonra amigdalaya ulaşır. Beyin korteksi aldığı bilgiyi işleyerek yaşanan durumu anlamlandırmaya çalışır. Eğer bu değerlendirmenin sonucunda bir tehdit algılayacak olursa amigdalaya haber vererek duruma uygun tepkinin oluşmasını sağlar. İşte bu uzun yol oluşabilecek tehdidin farkına varmanızı ve heyecanlandığınızı anlamanızı sağlar.

Amigdala ne kadar çok şiddetli uyarılırsa, yaşanan olay o kadar güçlü bir şekilde hatırlanır. Hayatımızda bizi en fazla heyecanlandıran veya korkutan olayların, en unutulmaz anılarımız arasında yer alması da bu nedenledir.

Amigdala nedir
Amigdala nasıl kontrol edilir ?

Amigdala nasıl kontrol edilir

Amigdala otomatik olarak devreye giren ve beynin bilinç kısmından komut almayan bir bölümdür. Dolayısı ile bu kompleks yapıya "aman sakin ol” diyebilmek normal koşullarda pek mümkün değildir. Ancak bilim adamlarının yeni geliştirdiği, insanların beyinlerine yeni duygular ekmeyi olası kılan Nöroterapi tekniği ile Amigdala’nıza söz geçirme şansınız var.

Özellikle yaşlılardan gelen şu tavsiyeyi sık sık duymuşsunuzdur. Kızgın olduğunuzda on’a kadar sayın, fakat eğer çok kızgınsanız yüz’e kadar sayın. Aslında bu oldukça mantıklı bir öneridir. Çünkü saymaya başladığınız an korteksinizi etkinleştirmiş olursunuz. İçinde bulunduğunuz stres yüzünden gelişen yoğun duygulardan, sayarak uzaklaşabilirsiniz. Kendinize zaman tanır ve olanları daha mantıklı bir şekilde idrak edersiniz.

İşe yarayan bir başka strateji de bilinçli farkındalık egzersizlerinde olduğu gibi nefes hareketlerinize odaklanmaktır. Eğer odak noktanızı nefes alış verişinize yönlendirirseniz bulunduğunuz ana geri dönersiniz. Böylelikle her nefes alış verişinizde sakinliğinizi korursunuz. Nefes alışverişleriniz ile otonom sinir sisteminizi harekete geçirerek amigdala tarafından etkin hale getirilen otomatik sinir sisteminizi devre dışı bırakmış olursunuz.

YAZAR @lternatif

«
Sonraki
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

YORUMLAYINIZ